Re: Moral olarak hiç iyi hissetmiyorum. gönderen hacı_yusuf. 10.05.2022 - 20:23:30. Herkes öyle şuanda. Takma fazla kafayı her dönemde zorluklar olur sonra geçer. Enflasyon mahvetti ortalığı. Maaşlara bence yüzde 100 zam gerekiyor. Yok yüzde 30 enflasyon farkı yok 3600 gösterge felan çözüm olmaz. Millet kafayı yiyecek bu
Danışan: Özet olarak mutsuzum. Kendimi çok yalnız hissediyorum. Eşimle geçinemiyoruz ama ayrılamıyoruz da. Gelecekle ilgili kaygılarım da var, o yüzden bilemiyorum kaygı bozukluğu mu bu?
Merhabalar, şu an bunu yazıyorken bile hala gözyaşlarım akıyor. Nedense kendimi çok kötü hissediyorum. Her şeyin kötüye gittiğini ve hayatımın kötü olduğunu hissediyorum. Beni eğlendiren her şey beni hiç eğlendirmiyor. Oturup 7/24 ağlamak istiyorum. Okuldan çok soğudum, malum ülkede yaşadığımızı
ÇalışanlarınDönüşümcü Liderlik Algılarının Örgütsel Bağlılıkları Üzerindeki Etkilerinin İncelenmesi An Analysis of Effects of Transformational Leadership Perceptions of Employees on Organizational Commitment Enis HEMEDOĞLU Fetullah EVLİYAOĞLU İstanbul Üniversitesi İstanbul Üniversitesi enishemedoglu@hotmail.com fetullahevliyaoglu@hotmail.com Özet Bu araştırmada
Psikolojikolarak kendimi iyi hissetmiyorum? Sağlığım sıhhatim yerinde çok şükür. Ama bu sıralar bazı sebeplerden dolayı ruhsal çöküntüdeyim. Kendimi boğuluyormuş gibi hissediyorum nefes alamıyorum.
Übersetzungim Kontext von „Kendimi iyi hissetmiyorum“ in Türkisch-Deutsch von Reverso Context: kendimi pek iyi hissetmiyorum Übersetzung Context Rechtschreibprüfung Synonyme Konjugation Konjugation Documents Wörterbuch Kollaboratives Wörterbuch Grammatik Expressio Reverso Corporate
G5DDo. Pandemi süreci hayatımıza girdiğinden bu yana kendimi iyi hissetmiyorum, ruh halim oldukça değişken’ diyenlerin sayısının arttığı bir gerçek. Her olumsuz duyguyu depresyon olarak nitelendirmenin doğru olmadığını hatırlatayım. Depresyon, bireylerin kendini psikolojik olarak iyi hissetmediği, çok uzun süreler devam edebilen ve günlük hayatı etkileyen psikolojik bir rahatsızlık olarak Lancet dergisinde yayınlanan araştırma pandemi sonrası dünya çapında depresyon vakalarının yüzde 28 arttığını gösteriyor. Dünya genelinde depresyon vakaları artarken, ülkemiz de depresyon durumu oldukça sık görülüyor. Daha önce birçok yazımda depresyon ve beslenme ilişkisinden bahsetmiştim. Bu yazımda ise güncel çalışmalarla gelin konuyu bir kez daha ve dengeli beslenme şartBeslenme düzeninizin psikolojik durumunuzu etkileyebileceğini biliyor musunuz? Depresif yapıdaki bireylerin genellikle düzensiz ve kötü bir beslenme planı ve daha az besin tüketme eğilimi oluyor. Dissertations in Health Sciences dergisinde yayınlanan yeni bir çalışmada, sebzeler, meyveler, tam tahıllar, beyaz et ve balık içeren sağlıklı bir beslenme düzeni daha düşük depresyon riski ile ilişkilendirilmiş. Paketli gıda, sosis salam gibi işlenmiş et ve fazla miktarda şeker tüketiminin ise depresyon riskini artırdığı görülmüş. The American Journal of Clinical Nutrition dergisinde yayınlanan bir çalışmanın sonuçları ise Akdeniz tipi beslenme ile depresyon semptomlarında önemli bir iyileşmenin olacağı yönünde. Araştırmacılar Akdeniz diyetinin birçok hastalıkta olduğu gibi depresyon üzerinde de iyileştirici etkisi olduğunu fast foodHamburger, pizza, patates kızartması… Eminim ki bu üçlüye çoğu kişi “Hayır” diyemiyor. Bazen ruh halinizi iyileştirmek ve modunuzu yükseltmek için tercih ettiğiniz bu fast foodların tam tersine sizi olumsuz yönde etkileyebileceğini biliyor musunuz? Fazla miktarda fast food tüketiminiz var ise dikkat. Public Health Nutrition dergisinde yayınlanan araştırmada, fast food tüketenlerin, az yiyenlere veya hiç yemeyenlere kıyasla depresyon geliştirme olasılığının yüzde 51 daha fazla olduğu bulunmuş. Pandemi ile de fast food tüketiminin arttığı göz önünde bulundurulduğunda depresyon riskinin de artabileceğini göz önünde bulundurmak gerekiyor. Depresyon riskinin önüne geçmek için sağlıklı alternatiflere ve ev yemeklerine yönelmenizde fayda vitamini size iyi geliyorB grubu vitaminleri vücudunuzda enerji metabolizmasında rol oynar ve eksikliğinde yorgunluk, halsizlik veya performans düşüklüğü görülebilir. B vitaminlerinin vücudun hem fiziksel hem de ruh sağlığında olumlu rol oynadığını gösteren birçok çalışma var. Human Psychopharmacology Clinical and Experimental dergisinde yayınlanan yeni bir çalışmada, 300den fazla katılımcının bir ay boyunca her gün yeterli B6 vitamini aldığında daha az endişeli ve depresif hissettikleri görülmüş. Çalışmanın bulguları, B6 vitamininin beyin üzerindeki sakinleştirici etkisinin olduğunu ve depresyon tedavisinde etkili olduğunu belirtiyor. B6 vitamini, hayvan ve bitkilerde proteinlerle birlikte bulunur. Et, süt, balık, kuru baklagiller, koyu yeşil yapraklı sebzeler, yağlı tohumlar B6 vitamini içeren besinlere örnek verilebilir. Araştırmacılar bu mekanizmanın triprofan ve seratonin ilişkisiyle gerçekleştiğini belirtiyor. Seratonin konusunda soru işaretleri yaratan güncel bir çalışmayı da sizlerle paylaşmak konusunda yeni bir tartışmaSinir hücreleri arasında elektrik sinyallerini taşıyan ve mutluluk hormonu olarak da bilinen serotonin çoğunlukla beyinde, bağırsaklarda ve trombositlerde bulunur ve vücut tarafından üretilir. Depresyon birçok çalışmada serotonin düşüklüğü ile ilişkilendirilir. Öyle ki tedavide kullanılan ilaçların çoğu da beyindeki serotonin düzeylerini artırmaya yöneliktir. Molecular Psychology dergisinde geçtiğimiz günlerde yayınlanan çalışmada serotonin ve depresyonu ilişkilendiren çalışmalar geniş çapta değerlendirilmiş. Araştırmada bu ikilinin arasında doğrudan bir ilişki olmadığı ve bazı kanıt eksiklikleri olduğu bulunmuş. Araştırmacılar depresyonun sadece daha düşük serotonine sahip olmanın sonucu olmadığını, daha karmaşık beyin kimyasıyla da ilişkili olabileceğini vurguluyor. Yapılan bu çalışma, bireylerin yaşamlarındaki stresli ve travmatik olayları yönetmeye odaklı tedavilere yönelik daha fazla araştırma yapılması gerektiğini belirtiyor. Ben de konu ile ilgili güncel çalışmaları yakından takip edeceğim.
Hepimiz hayatımızın bir döneminde bu çaresiz soruyu kendimize sormuşuzdur. Geçmişte umutla uyandığınız günlerin aksine artık göğsünüzde bir ağrıyla uyanıyor olabilirsiniz. O eski neşeli haliniz yerini karanlık bulutlara bırakmış olabilir. Belki bu rahatsız edici histen ve acıdan kurtulmak için her şeyi yaptınız. Ama tüm yaptıklarınız sizi bu acıdan kurtarmaktan çok daha da batağa saplanmanıza neden oldu. Sonu gelmez bir kötü hissediş halinde sıkışıp kaldınız. Şayet böyle bir tablo ile karşı karşıyaysanız artık çözebileceğinizden çok daha ağır bir problemle karşılaştığınızı söylenebilirim. Böylesi çıkmaz bir durumda artık yardım almanız gerekir, profesyonel bir yardım. Nasıl ki kanseri evde tedaviye kalkışmıyorsak, psikolojik açıdan en zorlayıcı durumlardan biri olan bu çıkmazdan da evdeki çabamızla çıkmayı adım bir danışmanlık süreci nasıl işler?o Öncelikle bir ateşin içindeyken bırakın yangının neden başladığını nerenin ve ne şiddette yandığını dahi anlayamayız. Tarafsız olabilen, dışarıdan bakan bir bakış öncelikle sizin neyin içerisinde olduğunuzu görmenizi Neyin içerisinde olduğunuzu anlamak en büyük adımdır. Bunu anlayabildiğinizde artık o halin içinden geçmeye’ başlarsınız. Üzüntüyse üzüntü, haksızlıksa haksızlık, öfkeyse öfke. Her ne varsa içinizde bunu yaşamaya ve hakkını vermeye başlarsınız. Bu nedenle ilk seanslarda biraz sarsılır, içinizdeki yaranın kanamaya başladığını hissedersiniz. Fakat bu kanayış geçmişte olduğu gibi üstünü kapama çabasıyla değil, bir iyileşme niyetiyle Duygular dinlemeye, siz o hali içselleştirmeye başladığınızda ise nedene dair yolculuk başlar. Artık ateş dinmişken neden o yangının çıktığını, nelerin bunu daha körüklediğini ve nelerin söndürmeye yardım ettiğini bir bir keşfetmeye başlarsınız. Bu yolculuk iyileşme sürecinin en uzun yanıdır. Çünkü pek çok farklı öğrenmeye sahipsiniz. Bir çocukken yaşam nasıl bir yer sorusuna verdiğiniz tonla cevapla bir bir yüzleşerek hayatı tercih eden bir yetişkin olarak yeniden inşa etmeye Tüm bu keşifler esnasında yaşamınız durmaz. Her seansta yeni bir konu ve keşfediş karşılar belki sizi. Fakat her seferinde daha bilerek ve adeta kendi doktoru olmuş biri gibi yetkinleşmeye başlarsınız. Bu ise iyileşmenin ve artık görebilmenin en güzel görünümlerinden bir paylaştığım adımlar pek çok danışmanlık macerasının ortak nitelikleriydi. Herkesin yaşamı biricik ve kendine özgü olduğu için genel geçer bilgiler olarak görülmesini istemem. Fakat aşağı yukarı danışmanlık almanın sabırla ilerleyen adımları bu şekilde. Sizde böyle bir yolculuğa çıkmak isterseniz bana ya da benim gibi danışmanlık yapan yetkin Psikologlara yazının sizin kendi karanlığınızdan aydınlığınıza çıkma yolunda güzel bir adım olabilmesi umuduyla…Psikolog Betül Esra Baba
Aile içinde geçmişte ve şuan yaşanan psikolojik şiddet, sevgisizlik bir türlü halledilmeyen sıkıntılar beni bıktırdı. Son 1 senede hayatım bambaşka bir hayata dönüştü arkadaşlarımı çevremi sevdiklerimi kaybettim. Kendimi tanıyamıyorum tam 1 sene önceki halimle şuan ki arasında dağlar kadar fark var. çok mutsuzum ama sosyalleşiyorum yeni arkadaşlarım var. Onlarlayken eğlenip gülüyorum ama birden modum düşüyor kendimi toplayamıyorum. Hislerim azaldı fazlasıyla öfke duyuyorum ve depresif hissediyorum. Arkadaşlarım benim ailemdi onları kaybetmemek için her şeyi yapardım ama onlara karşı sevgi hissetmemeye başladım kendimden uzaklaştırdım. Mutlu olduğumda bir bokluk yapıp içine sıçıyorum. Geçmişe deli gibi takılı kaldım. Sürekli düşünüyorum her dakika düşünüyorum geleceğimi göremiyorum bazen yaşamak istemiyorum kendime zarar veriyorum. Tam güzel kararlar alıp hayatıma bakacakken tekrar başa dönüyorum. Ne arkadaş ne aile ne ilişki kimseden sevgi gömüyorum kendi kendime sevgim de yetmiyor. Sevgisizlikten öleceğim, değersiz hissediyorum. Takıntılarım var 3 saniye içinde gördüğüm eve dokunmazsam şu şu olacak deyip yapmazsam çıldırıyorum. dişlerimi belli bir düzene göre fırçalıyorum olur olmadık yerlerde aklıma gelen kelimeyi bağırmak istiyorum yapmamam gerektiğini biliyorum tutuyorum ama elim ayağım titriyor. Her şeyi kuruyorum paranoya yapıyorum. Bir şeyin net sebebi sonucu belli olsa bile a dan z ye kadar yaşımdayım 1225 lira borcum var gelirim 650 lira gelen parayı yatırıyorum ama 1 ay aç kalamadığım için yine harcayıp borcuma ekliyorum kafayı yemek üzereyim. Ne olur yardım edin.
Haberler > Bu Psikolojik Teste Göre Kendini Ne Kadar Kötü Hissediyorsun? - 1400 Hepimizin zaman zaman kendini kötü hissettiği dönemler vardır. Peki sen kendini son zamanlarda nasıl hissediyorsun? 1. Cinsiyetini öğrenelim. 2. Kaç yaşındasın bakalım? 3. Çoğu zaman hayattan keyif alamadığın anlar oluyor mu? 4. Pekii kötü bir olay yaşadığında arkadaşlarınla paylaşır mısın? 5. Imm... Gün içerisinde genelde bunlardan hangisini yapıyorsun? 6. Kalabalık içinde olmak mı yoksa yalnız kalmak mı seni daha iyi hissettiriyor? 7. Son zamanlarda genel ruh halin bunlardan hangisi gibi? 8. Şu an bu yerlerden hangisinde olmak isterdin? 9. Son olarak, sevdiklerini kaybetme korkusu yaşıyor musun? Ruhsal olarak yerlerdesin... Sen kendini genel anlamda çok kötü hissediyorsun. Öylesine bir dönem içerisindeyiz ki hepimizin içinde korkular var. Belirsizlik hali bizi tedirginliğe sürüklüyor ve psikolojik olarak kendimizi kötü hissediyoruz. Gelecek kaygısı, bıkkınlık, bir şey yapma isteği var ama kendimizi epey kısıtlanmış hissediyoruz. Sen de artık bunalmış durumdasın. Hayatta istediğin bazı şeyler var ama bir türlü olmuyor. Ne kadar çabalasan da her şey daha da kötüye gidiyor gibi hissediyorsun. O yüzden psikolojik anlamda çökmüş durumdasın. Tüm bunların yanında bir de insan ilişkilerinde olan sıkıntıların var. Kimseye kendini anlatamıyorsun, güvenemiyorsun. Kendini epey yalnız hissediyor, çaresiz kalmış gibi düşünüyorsun. Sadece anı kurtarma çabası içerisindeymişsin gibi. Kendini daha iyi hissedebilmek için ya arkadaşlarınla görüşüyorsun ya da farklı şeyler deniyorsun ama sonrasında yine aynı şeyler... O kadar sıkılmışsın ki artık ne yapacağını sen bile bilmiyorsun. İçinde bir şeyleri yapamamanın verdiği korkular var. Gece başını yastığa her koyduğunda kafandaki sorular seni yiyip bitiriyor. Adını bile koyamadığın sıkıntılar ruhsal anlamda sana zarar veriyor. Ne yaparsan yap kendini iyi hissetmiyorsun. Ama her şey zamanla düzelecek, yeter ki kendini salma. Yalnız değilsin. ❤️ Kendini biraz kötü hissediyorsun... Son zamanlarda kendini genel olarak kötü hissediyorsun. Psikolojik olarak büyük bir çöküntüye doğru gidiyor gibisin. Hiçbir şeyden keyif almıyorsun. Ne istediğin şeyleri tam anlamıyla yapabiliyorsun ne de yaptığın şeyler sana iyi hissettiriyor. Sanki kapana kısılmış gibisin. İçinde oluşan büyük bir belirsizlik var. Bu da senin kaygılanmana neden oluyor. Artık hiçbir şey düşünmek istemiyorsun. Düşündükçe daha da kötü hissediyorsun. Çünkü kafanda bitmek bilmeyen cevapsız sorular. Anlık yaşadığın mutluluklar seni hiçbir şekilde tatmin etmiyor. Eve gittiğinde tüm bu belirsizlikler etrafını sarıyor. Ruhsal olarak kötü hissediyorsun. İnsanlarla iletişim kurmaktan bile çekiniyorsun. Kimseyle konuşmak istemiyor gibisin. Her şeyi o kadar salmışsın ki hiçbir şey uğraşmıyorsun. Çünkü ne kadar çabalarsan çabala sonucunu alamayacağını düşünüyorsun. Hayattaki beklentilerini artık düşürmüşsün. Hatta hiçbir şey beklemiyorsun. Sadece içinde olduğumuz bu durumun düzelmesini istiyorsun, herkes gibi... Ne kadar kötü hissedersen hisset lütfen kendini salma. Her şey geçecek ve düzelecek. Sen yeter ki umudunu kaybetme... Ayakta durmaya çalışıyorsun... Sen kendini ne kadar kötü hissetsen de ayakta durmaya çalışıyorsun. Her ne yaşarsan yaşa pozitif kalmaya çalışıyorsun. Çünkü aksi takdirde kendine eziyet yaptığının farkındasın. Sürekli kötüyü düşünerek yaşamak insanı büyük bir çıkmaza sokuyor. O psikolojiye girdiğin zaman işin içinden çıkmak epey zor oluyor. Her şeyin farkındasın ve tüm olumsuz şartlara rağmen güçlü olmaya çalışıyorsun. Elbette zaman zaman düşüşlerin oluyor. Kendini bazen dibe çökmüş bir halde buluyorsun. Ama ayağa kalkmasını da çok iyi biliyorsun. Kaldığın yerden devam etmeye çalışarak, kendine bir amaç belirleyerek kendini kötü durumlardan uzaklaştırmaya çalışıyorsun. Bu ne kadar zor olursa olsun böyle yapmak zorunda olduğunun da farkındasın. Çünkü sana senden başka kimse iyi gelmeyecek, bunu çok iyi biliyorsun. Hayat yeterince zorken bi de kendi kendine zorlaştırmak istemiyorsun. Bu zamanların da elbet geçeceğini biliyorsun ve olabildiğince ayakta durmaya çalışıyorsun işte...
CevapDeğerli Kardeşimiz;Evvela, sizin bu kaygı ve endişeniz ümitsizliğe ve korkuya değil, takdire şayandır. Zira bu telaş ve korku şüphe ve inkardan değil, tam aksine imandan, hatta imanın kemalinden geliyor. Çok büyük evliya ve alimler bile akıbetlerinden korkup telaş etmişken, bizim daha ziyade telaş etmemiz gayet doğal ve korku ve ümitsizlik ifrat derecesine vardığı zaman, bu ve buna benzer ayetleri kendimize rehber yapmalıyız."De ki Ey kendi nefisleri aleyhine haddi aşan kullarım! Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin! Çünkü Allah bütün günahları bağışlar. Şüphesiz ki O, çok mağfiret edici, çok merhamet edicidir." Zümer, 39/53"Ey mü'minler! Hep birden, bütün günahlarınızdan Allah'a tövbe ediniz ki, felaha, kurtuluşa eresiniz." Nûr, 24/31Peygamber Efendimiz asm de bu hususta şöyle buyurmuştur İbnu Ömer radıyallahu anhümâ anlatıyor "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki"Son nefesini vermedikçe Allah, kulun tövbesini kabul eder."1 radıyallahu anh anlatıyor Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki"İnsanoğlunun her biri hatakârdır. Ancak hatakârların en hayırlısı tövbekâr olanlarıdır." 2Üçüncüsü,"Ümit ve iman gibi pek âli sermayemiz var. Hoca efendi hazretlerinin âli tavsiyeleri Beş vakit namazını tâdil-i erkânla kıl. Yani, başka ibadete gücün yetmez. Namazın nihayetindeki tesbihleri yap. Yani, başka zikri yapamadım diye teessüf etme. Yedi kebâiri terk et. Çünkü sagairi arayacak zamanda değiliz. İttibâ-ı sünnet et. Zira bu zamanda arkasında gidilecek ve harekâtı taklide değer, saf, hâlis ve muhlis bir hâdi -ki, o da seni yine bu yola götürecektir- maalesef bulamayacaksın. Belki bu yola çıkaracaklar vardır; fakat kömürle elması kim fark edecek? Öyleyse, sen çalış, ondan daha iyi kılavuz bulamazsın."1Üstad Hazretlerinin "Farzları yapan ve kebairi terk eden, bu zamanda kurtulur." tespiti, bu zamanın şartlarına ve gereklerine uygun bir tespittir. Büyük günahları işlemeyip farz emirleri de ifa edersek, inşallah bu zaman şartları içinde ehl-i necat büyük günah cinayet, zina, şarap içmek, anne ve babaya bakmamak, kumar oynamak, mahkemede yalancı şahitlik etmek, dine zarar veren batıl ve bidat fikirlere taraftar olmaktır. Farzlar ise İslam’ın beş şartı olan namaz, oruç, zekat, hac, kelime-i günahlara ya da küfre düşmüş insanlar, külliyen helak oldu şeklinde anlamak da doğru olmaz, zira insan son nefesine kadar tövbe ve imana nail olabilir. Tövbe ve iman kapısı son nefese kadar bk. Tirmizî, Da'avât 103, 3531; İbnu Mâce, Zühd 30, 4253.2 bk. Tirmizî, Kıyâmet 50, 2501; İbnu Mâce, Zühd 30, 4251.3 bk. Barla Lâhikası, 48. Mektup.Selam ve dua ile...Sorularla Risale Editörü
psikolojik olarak kendimi iyi hissetmiyorum