5yHaq. Merhabalar..Malzemeler 250 Gram kıyma 3 Yemek kaşığı sıvı yağ zeytinyağı kullandım 1 Adet soğan 3-4 Diş sarımsak 1 Adet büyük boy domates Karabiber, Kimyon, Pul Biber, Kekik Tuz 6 Adet Lazanya Yaprağı haşlamaya gerek olmayan 1-1,5 Su bardağı rendelenmiş kaşar peyniri Başemel Sos Malzemeleri 2 Yemek kaşığı un 2 Yemek kaşığı tereyağı 2 Su bardağı süt Tuz Hazırlanışı .Hem pratik bir yemek, hem de şık bir sunum, mutlaka deneyin derim Ben 2 kişilik hazırladım ve baton kek kalıbında pişirdim. Siz daha fazla hazırlamak isterseniz ölçüleri aynı oranda arttırabilirsiniz. Geniş bir tavaya yağımızı koyup ısıtalım, minik doğranmış soğanları ve sarımsakları kavuralım Rengi hafif değişince üzerine kıymayı koyup kavurmaya devam edelim Kıymayı tadalım eğer ki piştiyse, üzerine rendelenmiş domatesi döküp karıştıralım. Baharatlarını ve tuzunu da ekleyip, domatesin çiğ tadı gidene kadar pişirelim ve altını kapatalım Bu arada beşamel sosumuzu da hazırlayalım Yağı tencereye koyup, unumuzu kavuralım, rengi hafif değişince sütü döküp, tuzunu atalım ve altını kısarak, hızlı hızlı karıştıralım ki topaklanmasın. Hafif yoğunlaşınca altını kapatabiliriz, iyice katılaşmasını beklersek soğuduğunda çok katı olacaktır. Sosu; kalıbımızın altını ince bir şekilde kapatacak kadar döküyoruz. Üzerine lazanya yaprağını tek kat koyalım, üstüste gelmemesine dikkat edelim. Ben baton kek kalıbında; bir katı 1,5 yaprak ile kapatabildim. Önemli olan boşluk kalmadan ve üst üste koymadan kalıbı kapatabilmek. Üzerine her noktasına değecek şekilde beşamel sos sürüyoruz. Üzerine az miktarda rendelenmiş kaşar peyniri koyuyoruz. Kıymalı harcı 3’e bölelim ve ilk kısmını bu kata, her yerine eşit olarak dökelim. Sonra üzerine yeniden lazanya yaprağı, beşamel sos, kaşar peyniri ve kıymalı iç koyalım. Aynısını tekrarlayarak 3 kat kıymalı harç olacak şekilde koyalım. En üste lazanya yaprağı koyalım. Beşamel sosun kalanını üzerine döküp 200 derecede önceden ısıtılmış fırında üstü pembeleşene kadar pişirelim. Fırından çıkarıp, kalan kaşar peyniri rendesini de koyup yeniden pişirelim. Ne zaman ki kaşarlar kızardı, o zaman yemeğimiz pişti demektir. 10 dakika dışarıda dinlendirip, servis tabağımıza alalım. Soğutmadan yiyelim ki yağları olsun sjsjsj..
Bayrak törenlerinde nelere dikkat etmeliyiz, kurallar nelerdir, nasıl davranmalıyız, maddeler halinde açıklaması. Bayrak Törenlerinde Nasıl Davranmalıyız? Bayrak Töreninde Dikkat Edilecek Kurallar – Bayrağı göndere çekecek veya indirecek kişi, çektikten sonra veya indirmeden önce, bayrağı selâmlamalıdır. – Bayrak çabuk çabuk çekilip, ağır ağır indirilmelidir. – Bayrağın örneğini ihtiva veden herhangi bir eşya yere atılmamalı, basılacak yerlere serilmemelidir. – Bayraktan, giyim eşyası, perde eşya yapılamaz. – Bayrak, yırtık, sökük, delik, kirli, soluk, buruşuk ve yamalı şekilde kullanılamaz. – Bayrak, çekilirken veya indirilirken tören yapılır. Bu törenlerin gerektiği gibi yapılmasından yetkili âmirler sorumludur. – Bayrak çekilirken veya indirilirken, tören geçişlerinde Bayrak cephe alınarak selamlanır. – Bayrak töreninde, üniformalıların dışındakiler, başları açık olarak bulunurlar. – Bayrak töreni komutla başlar, komutla sona erer. Tören bitiminde “rahat!” komutu verilene kadar, herkes “hazırol” vaziyetinde durmalıdır. – Tören sırasında, elde eşya bulundurulmamalı, ceket veya diğer giysilerin önü kapatılmalıdır. – Tören komutundan sonra, konuşulmaz, gülünmez ve laubali davranışlarda bulunulmaz. – İstiklâl marşı söylenirken sağa sola bakılmaz, gözler bayrağa doğru bakmalıdır. “Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır, Toprak, eğer uğrunda ölen varsa vatandır”. Mithat Cemal KUNT AY Alinti
Büyüklerimize Nasıl Davranmalıyız Kompozisyon NotuiteSane Büyüklerimize Nasıl Davranmalıyız Kompozisyon Yaşamın her alanında sevgi ve saygı vazgeçilmez, olmazsa olmazlarımız olunca büyüklerimize karşı bunu eksiksiz şekilde yerine getirmeliyiz. Büyüğümüze de küçüğümüze de sevgi ve saygı çerçevesinden bakmayı bir ilke haline getirmeliyiz. Büyüklerimizin yaşam tecrübeleri olduğunu kabul edip; bize verdikleri nasihatlerini dikkate alıp, konuşmalarını kesmeden dikkatli bir şekilde onları dinlemeliyiz. Büyüklerimizin bizi sevmelerine ve şefkat göstermelerine zemin hazırlamalıyız. Büyüklerimize istenilen şekilde saygı ve sevgiyle davranışlarımızı sergilersek, ilerde bizler de yaşlanıp, büyük olarak anılır yaşa geldiğimizde, yeni yetişen genç nesilden aynı şekilde haklı bir beklenti hakkımız doğacaktır. Bizler bu davranışımızı şimdi yaparsak gelecek nesillere örnek oluştururuz. Yaşlandığımızda genç nesiller de bize sevgisini saygısını kaybetmeden yaklaşırlar. Cevap Büyüklerimize Nasıl Davranmalıyız Kompozisyon Ceylan Gözlü Ailemizin vermiş olduğu eğitim sayesinde ve okullarda almış olduğumuz eğitim sayesinde büyüklerimize saygılı olmayı onlarla konuşmalarımıza dikkat etmemiz gerektiğini ve kırıcı davranmamamız gerektiğini küçük yaşlarda alınan eğitim ile çocuklarımıza vermeliyiz.
Anasayfa / Dini Bilgiler / İslami Sorular – Hasta ve Yaşlılar Nasıl Namaz Kılar? Hasta ve Yaşlılar Nasıl Namaz Kılar? Yüce dinimiz İslam’da her detay en küçük ayrıntısana kadar düşünülmüştür. Bu nedenle belli ibadetlerde hasta ve yaşlılara kolaylıklarda sunulmuştur. Dinimizde, hastalar ve yaşlılar içinde belli kolaylıklar vardır. Tabi bu kolaylıklar belli şartlara bağlıdır. Tüm şartları incelememiz mümkün olamadığından belli başlı şartları açıklamaya çalışacağız. -“Hasta,namazını ayakta kılamazsa,oturarak,buna da gücü yetmezse sırtüstü yatarak ima ile kılar” -“Ayaklarını bükemeyen, kıbleye karşı uzatarak kılar, fakat bükebilen, ayaklarını altına toplar. Kolayına geldiği gibi bağdaş kurarak veyâ dizlerini dikip kollarını kavuşturarak yahut başka türlü yere oturur. Mazeretsiz kıbleye doğru ayak uzatmak mekruh olur. Bükemeyen için mekruh olmaz.” “Ayakta duramayan veya zarar gören, başı dönen kimse, farzları da, secde ettiği yerde oturarak kılar. Rüku için eğilir, secde için, başını yere koyar. Duvara, direğe, insana dayanarak, biraz ayakta durabilenin, ayakta tekbir alması ve o kadarcık ayakta okuması farzdır. Dayanarak oturmak mümkün iken, yatarak ima caiz olmaz. “ “Farz kılarken özürsüz, duvara, direğe dayanmak mekruhtur. Bir özür olursa mekruh olmaz. “ “Hamile veya hasta, sağ ve soluna sehpa gibi bir şey koyup onlara dayanarak ayağa kalkabilirse öyle kılması gerekir. Bu da mümkündür.” -“Eğer hasta iyi olana kadar hareket etmeden durması gerekiyor ve ayakta dimdik durabiliyorsa; ayakta veya oturarak ima ile namazını eda edebilir.” -“Hem ayakta hem de oturarak namaz kılamayan hasta; Bir şeye dayanarak veya bir kimsenin tutması ile de, yerde oturamayan hasta, sırt üstü yatarak kılar. Başı altına yastık koyar. Yüzü kıbleye karşı olur. Veya kıbleye karşı sağ veya sol yanı üzerine yatar. Rükû ve secdeleri, başı ile îmâ eder. Baş ile de îmâ edemeyen hasta, namazını kazaya bırakır.” -“Alnı veya burnu yara olup veya her hangi bir nedenden ötürü secde edemeyecek durumda olan hasta; Oturup ima ile namazını kılar. Rüku için biraz eğilir, secde için, rükuda eğildiğinden daha çok eğilir. -“Eğer bir namaz vaktinden fazla sürecek ölçüde sürekli kanaması veya akıntısı varsa, bu kendisini özür sahibi kılar. Bu durumda tampon koyma, pansuman yapma gibi araçlarla mümkün mertebe o bölgenin temizliği yapılır. Kesilmeyen kanama veya akıntı sürdüğü halde namazını kılar. Çünkü özür sahibidir.” -“Özürlü kimsenin akıntıdan dolayı elbisesi kirlendiğinde, eğer namazını bitirmeden yeniden akıntı olacağına inanıyorsa elbisesini değiştirmesine gerek yoktur. Fakat namazını bitirene kadar artık başka akıntı olmayacağından emin olursa, elbisesini yıkar veya değiştirir.” -“Ayakta namaz kılamıyorsa, oturarak kılar. Oturarak kılamıyorsa, nasıl kolayına geliyorsa öyle kılar. Seccade üzerinde kılamıyorsa, yattığı yerde kılar. Bu durumda gösterebildiği namaz hareketlerini gösterir. Eğer hiçbir namaz hareketi gösteremiyorsa, namazını ima ile kılar.” Namaz kılabilmesi için kıbleye dönmesine ve yattığı yerin namaz kılmasına uygun hâle getirilmesine yardımcı olunur. -“Oturarak namaz kılan kimse rükû ve secde yapabiliyorsa yapar; yapamıyorsa îmâ ile yapar. Bu durumda secde için yaptığı îmâ, rükû için yaptığı îmâya göre biraz daha eğimli olur ki bu vaciptir. Ayakta durabildiği halde oturmaya ve rükû ve secde yapmaya muktedir olmayan kimse ise, rükû ve secde için, ayakta iken îmâ eder. Bu durumda yine secde için, rükû için eğildiğinden biraz fazlaca eğilir.” -“Ayakta durmaya da, oturmaya da muktedir olmayan kimseler namazlarını mümkünse ayakları kıbleye gelecek şekilde arkası üzerine yatarak kılarlar. Bu durumda yine mümkünse başları altına bir yastık koyarak başlarını hafifçe kaldırırlar ve böylece kıbleye dönmeleri sağlanmış olur. Rükû ve secdeleri ise îmâ ile yaparlar. Bunlar mümkün değilse, imkânları ölçüsünde önce sağ yanı üzerine döner; bu da mümkün değilse dilediği gibi îmâ ile kılar.” -“Yatarak îmâ ile de namaz kılmaya güç yetiremeyen ve bu şekilde beş vakitten fazla hastalığı devam eden kimseler için artık, muktedir olana kadar, Hanefî Mezhebine göre namazın farziyeti düşer.” Yaşlı ve Hastalar Nasıl Abdest Alır? -“Eğer yaşlılığı ve hastalığı sebebiyle abdest alma imkânı hiç yoksa temiz bir taş veya mermer parçası üzerinde teyemmüm yaptırılır. -“Abdest almada sıkıntı çekiyorsa, bulunduğu yerde veya yattığı yerde abdest alması için yardımcı olunabilir. Bu sevaptır. Meselâ sıcak su hazırlanabilir. Yıkayamadığı abdest azaları İlginizi Çekebilir
yaşlılar Doğumdan ölüme kadar bir yaşam süreci vardır bu zamanlar içersinde bebek, çocuk, genç, orta yaş ve yaşlılık olarak dönemlerden geçeriz. Dünyamız tarihi boyunca milyarlarca insanı tiyatro sahnesi gibi herkese rol vermiştir. Ülkelerin yaşam ortalamasına göre değişiklik gösterebiliyor. Yaşlılar büyüklerimiz olduğundan dolayı bizler gibi sağlıklı ve dinç değillerdir onlara karşı bir takım sorumluluklarımızın olduğunu bilmemiz gereklidir. Yaşlanan insanlar görevlerini yapmış olurlar onların beklediği tek bir şey varsa oda ölüm olmaktadır. Ülkemizde yaşlı insanlara karşı yeterince yardımcı olunmadığı gibi toplum içersinden dışlanmaktadır. Onları aramıza dahil ederek tecrübelerinden faydalanabiliriz. Sözlerini dinlememiz gerekiyor bir yaşam tecrübesi vardır. Saygı ve sevgi içersinde hiçbir zaman kusur işlenmemesi gerekli olur. Onların en büyük sorunlarından biriside yalnızlık olacaktır kimselerin farkına varmamasıdır. Büyüyen çocuklardan onlara bakmayıp ilgilenmemesi ile başlar. İhtiyaçları karşılanması gereklidir sıklıkla ilgi gösterilmesi lazımdır. Büyüklerimize karşı devamlı ilgili olup onların hayır duasını almamız gerekir. İyi davranmalıyız nasıl bizler için fedakar bir aile olduysa öyle olması lazım. yaşlılar Başa dön tuşu
yaşlılara nasıl davranmalıyız maddeler halinde