Sizlerdeen güzel masal ve hikayelerimiz için Keloğlan masalları kategorimizi inceleyebilirsiniz. 2 Yaş Masalları 2 Yaş Masalları ve Hikayeleri Oku 2 Yaş Masalları – 2/3 Yaş Hikayeleri ve Masalları Oku
Keloğlanile Altın Bülbül. Bir varmış, bir yokmuş; evvel zaman içinde kalbur saman içinde, deve tellâl iken, horozlar berber iken; Bir padişah varmış. Bu padişah, her tarafı camdan bir cami yaptırmış. Bir Cuma günü namazdan çıkarken, eli yüzü pak aksakallı bir ihtiyar görmüş. İhtiyar Padişah’a demiş ki
1 Yaş Masalları ve Hikayeleri Türkçe Oku. Çocuklarınıza okuduğunuz masallarla ve hikayelerle ilgili canlandırma yapabilirsiniz gelişimlerine daha da fazla yardımcı olabilirsiniz. Çocuklarımız için heyecan verici masal ve hikayelerimiz kategorilerimizde güvenli şekilde okutabilir ve dinletebilirsiniz. Masallar ve hikayeler
Grimmmasalları okumaktan tutun, Nasrettin Hoca gibi fıkralara, Keloğlan masallarından, Binbir Gece Masallarına kadar uzanacak olan kurgusal metinlerle birlikte, ebeveynlerin çocuklarını daha bilinçli büyütebilecekleri makaleleri yayınlayacağımız bu masal, hikaye ve ebeveyn bilgilendirme sitesinde sen de yazar olabilirsin. Hadi!
Senaristanasayfa, dizi senaryoları, senaryo romanları, kısa film senaryosu, Masal yazarları, Hikaye yazarları, kitap tanıtım
Keloğlanmasalları ve hikayelerini okumayı seviyor musunuz? O zaman sizlerde bu web sitesinden okuyabilirsiniz. Eğitici Masallar Eğitici Hikayeler ve Masalları Oku
FXwd41F. keloğlan masalları Keloğlan İle Çilli Tavuk Masalı Bir varmış, bir yokmuş, evvel zaman içinde kalbur saman içinde, uzak ülkelerden birinde bizim Keloğlan yaşarmış. Keloğlan kelmiş, keleşmiş ama özellikleri pek bir güzelmiş. İnsanlarla ilgilenir, arkadaşlarına iyi davranır, hayvanları sever fakat çalışmaktan pek hoşlanmazmış. Anası ona ne zaman bir iş buyursa bir bahane uydurur, anası kızınca da oraya buraya saklanır dururmuş. G&uuDevamını Oku Kabak Gelin Masalı Bir varmış, bir yokmuş, evvel zaman içinde, kalbur saman içindeyken köylerin birinde bir Keloğlan ile anası yaşarmış. Anası saçını süpürge yapar, orda burada çalışarak günlük nasiplerini çıkarırmış. Oğlu Keloğlan, tembelin tekiymiş. Bütün gün hiçbir işe bakmaz, miskin miskin oturur veyahut da yatarak zamanını geçirirmiş. Kadın bakar ki olacak gibi dDevamını Oku Keloğlan Ve Altın Bülbül Masalı Bir varmış, bir yokmuş; evvel zaman içinde kalbur saman içinde, deve tellâl iken, horozlar berber iken; Bir padişah varmış. Bu padişah, her tarafı camdan bir cami yaptırmış. Bir Cuma günü namazdan çıkarken, eli yüzü pak aksakallı bir ihtiyar görmüş. İhtiyar Padişah'a demiş ki "Padişahım, eğer Kafdağı'nın ardındaki Altın Bülbülü getDevamını Oku Çoban Keloğlan Masalı Evvel zaman içinde Keloğlan ile annesi, babasının yaptığı çobanlıkla geçinirlermiş. Günlerden bir gün dağda koyunları otlatırken, babasının yolunu eşkıyalar keser. Birkaç koyun isterler. Keloğlan'ın babası da "Bu koyunlar bana emanet" der vermez. Eşkıyalar zorlayınca Keloğlan'ın babası karşı koyar. Bunun üzerine eşkıyalar, onu acımadaDevamını Oku Keloğlan Ve Kart Öküz Masalı Günün birinde evlerinde oturmuş tatlı tatlı konuşurlarken, Keloğlan, anasına "Ana, şu öküzü keselim, komşuları davet edelim... Bir güzel, yiyip içip eğlensinler. Sonra sırayla onlar da bizi davet ederler. Böylece geçinip, gideriz" demiş. Ana oğul karar vermişler, varları yokları olan kart öküzü kesmişler ve komşularını daDevamını Oku Keloğlan Nasıl Kel Kaldı? Masalı Siz hiç Keloğlan'ın nasıl kel kaldığını merak ettiniz mi? Bir zamanlar onun da sırma gibi saçları varmış. Ancak tembelliği yüzünden o güzelim saçlarından olmuş. Nasıl mı? Dinleyin bakalım... Bir gün anacığı Keloğlan'ı ormana odun toplasın diye göndermek istemiş. Keloğlan - Pekâla anacığım, emrin başım üstüne, diyeceği yerde; - Bu dünyada insana bir rahat y&uuDevamını Oku Keloğlan Mücevher Ağacı Masalı Zaman gelmiş, zaman geçmiş. Günler gelmiş, aylar geçmiş. Aylar gelmiş, yıllar geçmiş. Keloğlan elli iki yaşına girmiş, nereden duyduysa adını duymuş, kafasında iyice yer edinmiş, mücevher ağacını bulmak üzere yola çıkmış. Keloğlan gele geçe, pınardan soğuk su içe, yolu bir ormana düşmüş. Ormanın adını sorarsanız, Keloğlan bilmez,Devamını Oku Son Eklenen Çocuk Masalları Şehla Kız Masalı Cadının Topu Masalı Kırlangıç Ve Kuşlar Masalı Okumayı Seven Karınca Masalı Akıllı Papağan Masalı Isırgan Otu Çorbası Masalı Çocuk Masalları Ana Sayfa Çocuk Masalları Ekleyin keloğlan masalları ile ilgili yazılı kaynaklar
Eğitim Öğretim İle İlgili Belgeler > Masallardan Seçmeler, Seçme Masallar, Güzel Masallar > Keloğlan Masalları, Keloğlan Masallarından Seçmeler KELOĞLAN AKIL KÜPÜ MASALI KELOĞLAN MASALLARI MASALLARDAN SEÇMELER, SEÇME MASALLAR, GÜZEL MASALLAR, ÜNLÜ MASALLAR Bir varmış bir yokmuş. Allah`ın kulu çokmuş, bir dağın başında, bir ormanın yanıbaşında keloğla`nın yaşadığı köy varmış. Keloğlanın bir tek anacığı, anacığının da bir tek kel oğlu varmış. Dünyada başka kimseleri olmadığı için hep birbirlerine destek olurlar, kuru ekmek yeseler kimselere belli etmezler, padişahlara layık yemekler yedik diyerek kötü durumlarından kimseleri haberdar etmezlermiş. Keloğlan çok akıllıymış ancak akıllı olduğu kadarda tembelmiş. Anası hadi oğlum, bahçeden bir soğan al dese, iki saat düşünür, üç saat hesap yapar, o soğanı bahçeden ayağına nasıl getirtebilir, onu düşünürmüş. Sonunda bir yolunu bulurmuş ama annesi de bu arada çıldırır dururmuş. Günler böyle gelip geçerken, Keloğlanın anacığı bir gün hastalanmış, bütün iş güç keloğlana kalıvermiş. O tembel keloğlan gitmiş, yerine aklı başında çalışkan bir keloğlan gelivermiş. Anası yattığı yerden keloğlana emirler yağdırıyor, bizimki de oradan oraya böyle günlerce sürmüş, keloğlan sonunda yorgunluktan bir köşeye düşmüş. O sırada bir fare keloğlanın yanına gelip - Keloğlan keleş oğlan, her işi beleş oğlan, nasıl ama çalışmak, zor geliyor di mi ? demiş. Keloğlan gözünü aralamış, fareyi kovalamış. Fare tekrar gelmiş bu sefer iyice yaklaşıp, - heeyyy. Duydun mu prensesin başına gelenleri, Her kim prensesi iyileştirse, kral onu kızıyla evlendirecekmiş, demiş. Sonra bir çırpıda anlatmış, güzeller güzeli prenses aylardr ağlayıp duruyormuş ve onu kimseler susturamıyormuş. Kızımı güldüren her kim olursa, onu prens yapacağım demiş kral. Keloğlan bunu duyduktan sonra, `Bu iş böyle olmayacak, başka şeyler yapmak lazım `diye hoplayıp zıplamaya başlamış. Öyle hoplayıp zıplayarak evlerinin yakınındaki dağın eteklerine kadar gelmiş. Dağın eteklerinde açan çiçekleri toplamış. Bu çiçeklerin özelliği insanları kıkır kıkır güldürebilmesiymiş. Anasından öğrendiği kadarıyla, hepsini bir araya getirirse, prensesi güldürebileceğini biliyormuş. Bütün gün topladığı çiçekleri bazı karışımlarla suladıktan sonra , çiçekleri alıp, sarayın yolunu tutmuş. Az gitmiş, uz gitmiş dere tepe düz gitmiş, sarayın kapısına geldiğinde iki takla atıp, sırada bekleyenlerin bilgi yanında sıraya geçmiş. Akşama doğru ona sıra geldiğinde neredeyse yorgunluktan uyuyacak hale gelmiş. Onu içeri almışlar,keloğlan elindeki kağıdın içinde sakladığı çiçekleri prensese uzatmış. Prenses çiçekleri line alır almaz kıkır kıkır gülmeye başlamış, öyle çok gülüyormuş ki, kral ,kraliçe ve beraberindeki herkes prensesle gülmeye başlamış. Prenses mutluluktan uçuyor o gün kurulan düğünle prensesle evlenmiş, anasını hasta yatağından aldırmış ve saraya getirmiş. Anası da kel oğlunun kel kafasına kocaman bir öpücük kondurmuş . “KELOĞLAN MASALLARI, KELOĞLAN MASALLARINDAN SEÇMELER ” SAYFASINA GERİ DÖNMEK İÇİN >>>TIKLAYIN>>TIKLAYIN>>TIKLAYIN>>TIKLAYIN>>TIKLAYINYorumu şahane bir site burayı sevdimm ->Yazan Buse. Er 8. **Yorum** ->Yorumu SIZIN SAYENIZDE YÜKSEK BIR NOT ALDIM SIZE TESSEKÜR EDIYORUM... ->Yazan sıla 7. **Yorum** ->Yorumu valla bu site çok süper .Bu siteyi kuran herkimse Allah razi olsun tüm ödevlerimi bu siteden mugladan sevgiler.... ->Yazan kara48500.. 6. **Yorum** ->Yorumu çok güzel bir site. kurucularına çok teşekkür ederim başarılarınızın devamını dilerim. ->Yazan Tuncay. 5. **Yorum** ->Yorumu ilk defa böyle bi site buldum gerçekten çok beğendim yapanların eline sağlık. ->Yazan efe . 4. **Yorum** ->Yorumu ya valla çok güzel bisi yapmışınız. Çok yararlı şeyler bunlar çok sagolun ->Yazan rabia.. 3. **Yorum** ->Yorumu Çok ii bilgiler var teşekkür ederim. Çok süper... Ya bu siteyi kurandan Allah razı olsun ..... süperrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrr. Çok iyiydi. isime yaradı. Her kimse bu sayfayı kurduğu için teşekkür ederim ->Yazan pınar.. 2. **Yorum** ->Yorumu çok güzel site canım ben hep her konuda bu siteyi kullanıyorum özellikle kullanıcı olmak zorunlu değil ve indirmek gerekmiyor ->Yazan ESRA.. 1. **Yorum** ->Yorumu Burada muhteşem bilgiler var hepsi birbirinden güzel size de tavsiyeederim. ->Yazan Hasan Öğüt. >>>YORUM YAZ<<< Adınız YorumunuzYorumunuzda Silmek istediğiniz kelime veya cümle varsa kelimeyi fare ile seçinve delete tuşuna basın... E MailZorunlu Değil
Ana SayfaDÖKUMANLARKeloğlan Masalları ve Özellikleri KELOĞLAN KİMDİR?Keloğlan bir masal kahramanıdır. Başlangıçta beceriksiz tembel biri gibi gözükürken olayların gelişmesiyle kurnaz cesur ve becerikli olduğu ortaya çıkar ve sonunda mutlulu ğa ulaşır. Bu masal kahramanının başından geçen olayları konu edinen masallara da "Keloğlan Masalları" adı yalnız Türk masallarında değil Arap ülkeleri, İran, Kafkasya, Orta Asya ,Rus ve Batı Avrupa masallarında da karşımıza çıkar. Adları kişilikleri görünüşleri farklı olmakla birlikte bu masal kahramanlarının birbirine benzeyen yanları olduğu görülür. Her ülkenin kendine özgü bir "Keloğlan"ı vardır. Dünya masalları konusunda karşılaştırmalı çalışmalar yapan araştırmacılar Keloğlan tipinin özellikleri üzerinde de ÖZELLİKLERİTürk masallarında Keloğlan yaşlı annesiyle birlikte yaşayan öksüz ve yoksul bir deli kanlıdır. Birçok masalda anlatılan şehzadelere üstün nitelikli kimselere benzemez. Yoksulluğunu ve kimsesizliğini kurnazlığı yardımseverliği ya da cesaretiyle unutturur. Başlangıçta miskin miskin oturan annesinin zoruyla istemeye istemeye iş tutan aptallığı ve unutkanlığı yüzünden yaptığı işi eline yüzüne bulaştıran biridir. Beklenmedik bir anda güç durumda kalmış bir insan ya da hayvana yardım ettiği için onlardaki olağanüstü güçlerin desteği ile talihi döner. Keloğlan'ın yazgısı kıyıcı acımasız haksızlık yapmayı huy edinmiş kimseler karşısında kurnaz ve akıllıca davranışlarıyla da değişebilir. Her iki durum da da Keloğlan sonuçta güçlü bir insan olur ve annesiyle birlikte mutlu bir yaşama kavuşur. Bu yönüyle Keloğlan tipi ve Keloğlan masalları halkın yoksulluktan kurtulma varlıklı ve güçlü olma zulmedenlerden öç alma özlemlerini dile MASALLARININ ÖZELLİKLERİTürk masallarının kahramanı olan Keloğlan iki ayrı görünüşte karşımıza çıkar. Birincisi masalın başından sonuna kadar genellikle değişmeden kalır. Güçlü bir insan olduktan sonra da asıl kimliğini korur. Bazı masallarda ise Keloğlan yardım ettiği iyi kalpli bir insanın desteği ile kellikten kurtulur saçları çıkar. Bazı kahramanlar da başlarına işkembe ya da tüyleri ütülenmiş deriden bir takke geçirerek Keloğlan kılığına girerler. Bu yapay kellik ve sahte Keloğlanlık masal boyunca sürer ve olumsuz durumun ortadan kalkıp kahramanın kurtulmasıyla sona erer. Bu ikinci türden Keloğlan tipine "Sahte Keloğlan" da denmektedir. Bunlar çeşitli nedenlerden ötürü gizlenme gereği duyan gelenler davranışları ve sevimliliğiyle Keloğlan tipi toplumda herkesçe bilinir ve sevilir. Keloğlan halk hikâyelerinde Karagöz ve ortaoyununda da yer alır. Masallardaki kadar olmasa da buralarda da kendini gösterir ve olaylara karışarak etkili olur. Türk halk edebiyatı içinde önemli bir yeri olan Keloğlan masalları birçok araştırmacı tarafından der lenmiş ve yayımlanmıştır. Bunlardan 18 tane si Tahir Alangu'nun Keloğlan Masalları 1967 adlı kitabında bulunmaktadır. Related Posts
Vakti zаmаnındа bir keloğlan varmış. tеk gündüz zibilliktе oynarken aynı tanе nohut bulmuş, bunu alarak hesаplаmаyа bаşlаmış benzer nоhuttan karşı nohut, yöre nоhuttan ancak ölçеk, müşterek ölçekten ilk kadran оlur deyip kile nohudu almış ve gösterişli müşterek adamın kaрıѕı önüne gеlеrеk durmuş. Zengin konut sahibi kаpıdаn çıkarken kаpının önünde Kеloğlanı görmüş.“Ne iѕtiyorѕun?” dіyerek sormuş. Keloğlan, verimli adama Benim ilkokul yüz deve уükü nohudum vardı, Haleрe gіderken yоlda harabеlеr bizi ѕoуarak nohutlarımı aldılar, аdаmlаrımı öldürdüler, elbiѕelerimi soyup zаrаrlı elbiseler giydirdiler, gözümü bağlayıp aуnı dağa koydular. egо okunuşu kaçıр burаyа geldim, demiş. gösterişli аdаm, bunu уalnız еvinе götürmüş, ауnı ön уeni giуsi gіydіrmіş; beş karşı çağ oturduktan akѕі hâlde Kelоğlan, “Bana müsaade verin gideyim?” adam, Kelоğlаnа tek аt уola revan olmuş. Günün birindе Halеpе varmış. Halep de tüссarlardan “beş уüz dеvе yükü nohudum geliуor” deyin kazanç almış. Bu insan şöyle zengin, hakeza vеrіmlі niteleyerek herkeş mеthеtmеyе başlamış. tеk devіr Hаlebin valіsі dе bunu yemeğe çağrı etmіş. Bu da davetі akѕeptanѕ hizmetçisine yirmi sarı lіra vеrеrеk “Bu pаrаlаrı Vаlinin hizmetçilerine dağıt,” demіş. zat önde, hizmetçiѕi arkada Valinin еvinе gitmişler. Davеttеn dönerken Keloğlаnın hizmetçisi valinin hizmetçilerinden birine bеş lira, diğеrinе karşı lira okunuşu ötеkilеrinе de ikişer buçuk ѕarı lіra vermiş. уalnız іkі güneş aksi hâlde vali yüklеm sаlmış. “Kızımı alıyorѕa hіçbіr mеsаrif etmeden kendine veririm,” dеmіş. Bu da onaylama kırk çağ kırk şeb sürmüş. Vаlinin kızını Kelоğlаn almış. ѕadеcе devіr Vаlinin kızı hаmаmа tüketilmek ауrılmış koсasından beş lira istemiş; kоcası da hangi tüccara уüklеm salmışsa kіmse nakit vermemiş. Gауri Kеlоğlan bu zamanlarda іyіdеn iуiуe zavallı düşmüş; оdunları dа kalmamış. Evlerinin içindeki büyük tut ağacı keserek idare ediyоrlаrmış. yаlnız devіr yinе ağacı kеsеrkеn ağacın içinden altın akmaya bаşlаmış. yalnız bir çomak аlаrаk duvara ѕenіnі duyаn Vali çabucak “Ne oluуor?” sanarak dаmаdının evine koşmuş. Keloğlan, “Bеnim beş utаnmа deve yükü nohudumu satmışlar da kаrşılığı bana bu miktаrdа altın getirmişler, onun uğruna dövüşüуorum,” demiş. Paraуı tоplаyаrаk içeri almışlar. Kеloğlan bir kez mağaza açıp ticаrete başlamış. O hаreketsiz nohudu sakladığı уerden çıkartarak “Beni zеngin еdеn bu nohuttur” deyip ağzına içip muradına geçmіş.
BEBEK KELOĞLAN Ye bakla at takla. Ye limon denizde somon. Ye kavun derdinle avun. Ye soğan gece yarısı Keloğlan'dır doğan. Ebe oğlan oldu der, sofada dokuz doğuran babaya. Baba koşar evinde on sekiz doğuran dedeye. Baba, oğlum oldu, baba oldum, der. Dede ayağa kalkar, gözün aydın, der. Sen baba oldun, ben dede, der. Sen baba, ben dede, diyerek oynamaya başlar. Bunun üzerine baba, sen dede, ben baba, diyerek oynar. Oynarlar da oynarlar. Sonradan baba geri gelir babası yanında. Babanın babası Keloğlan'ın dedesi, Tatlıya bağlandı torun hevesi. Bebek Keloğlan ağlar da ağlar. Ana, baba, dede kucağına alır, sorun yok. Keloğlan ağlıyor ama gözlerinde yaş yok. Onun amacı dünyaya geldiğini ilan etmektir. Daha doğar doğmaz hoş geldim demektir. Hoş geldin Keloğlan, yeni doğmuş bebek oğlan. Şimdi ağla büyüdüğünde ağlama, ağlatma. Sakın ola zalim olma Kılıcın değil, aklın keskin olsun. Geldiğini görenler korkmasın, gülümsesin Anlattıklarından ders çıkarıp hayatı özümsesin. SON DEĞİRMENCİ KELOĞLAN İLE ARAP Eski zamanlarda bir Keloğlan yaşarmış. Bu Keloğlan tembellikten bıkmış. Arabın biriyle ortak olmuş ve bir değirmen satın almış. Keloğlan kısa zamanda değirmenciliğe alışmış. Gelen buğday, arpa ve mısırı değirmende öğütüp un yapıyor ve para kazanıyormuş. Bazı müşteriler para yerine öğütülen tahılın birazını değirmen hakkı olarak bırakırlarmış. Keloğlan'ın ortağı arap gün boyu geziyor ve akşamüstü gelip hasılatı alıyormuş. Öğütülen tahılı arabasına yükleyip kasabada satıyormuş. Arap giderek zenginleşmiş. Keloğlan ise, fakir kalmış. Aradan aylar geçmiş. Bakmış Keloğlan olacak gibi değil, arap kazancın hepsini alıyor. Araba oyun oynamaya karar vermiş. Arap geldiği zamanlar, bugün müşteri gelmedi, kazanç olmadı diyerek, hasılatı eve götürüp anasına vermiş. Öğütülen tahılı ambara saklamış. Bir yıl sonra arap değirmenden umudunu kesmiş ve Arabistan'a gitmiş. Keloğlan değirmende çok çalışarak zengin olmuş. Padişahın kızıyla evlenerek mutlu olmuş. SON KELOĞLAN İLE KELAYNAK KUŞU Vakti zamanında ülkenin birinde en güzel kel yarışması düzenlenmiş. Çok sayıda kelin katıldığı bu yarışmada Keloğlan ile Kelaynak finale kalmış. Keloğlan Kelaynak'ın güzel olduğuna inanıyormuş. Yarışmayı onun kazanacağını sanıyormuş ama buraya gelirken anasının, birinci olmadan, ödülü almadan sakın gelme. Seni eve koymam bilmiş ol, demesini de hiç unutmamış. Ne yapıp edip yarışmayı kazanmalıymış. Keloğlan ile Kelaynak geceyi geçirecekleri handa odalarına çekilmişler. Daha sonra Keloğlan Kelaynak'ın odasına gitmiş. Bakmış Kelaynak aynanın karşısına geçmiş kel kafasını kaşıyor. Keloğlan, sen güzelsin, sen benden güzelsin, sen en güzelsin, diyerek Kelaynak'ı övmeye başlamış. Bunun üzerine Kelaynak şişinmiş, kabarmış. Sonunda ayna çatlamış, Kelaynak patlamış. Kelaynak'tan kurtulan Keloğlan gidip odasına yatmış. Ertesi gün rakibi gelmediği için birinci seçilen Keloğlan yüz akçe ödülü alıp evinin yolunu tutmuş. SON KELOĞLAN DAĞLAR PADİŞAHI Bir varmış, bir yokmuş. Bir Keloğlan varmış. Bu Keloğlan zamanla büyüyüp gelişmiş. 20 yaşına girmiş. Mert, yiğit biriymiş ama çalışmayı sevmez, boş gezenin boş kalfası misali koca boyuyla gezer dururmuş. Garip anacığı çalış, para kazan dedikçe, para benim neyime, deyme ana keyfime, yazık olur emeğime, et doldur tabağıma, dermiş. Günlerden bir gün Keloğlan iftiraya uğramış, kolculara yakalanmamak için, dağlara kaçmış. O yörenin beyi, Keloğlan'ı altınlarımı çaldı diye suçlarmış. Beyin baskısından yıllardır bıkıp usanan köylüler, Keloğlan'a ekmek, yemek götürerek onun dağları mesken tutmasını sağlamışlar. Bir iki derken, tarlalarda karın tokluğuna çalışmak istemeyen on köylü Keloğlan'ın çevresinde saf tutmuş. Keloğlan gücüne güç katmış ve bir gün adamlarıyla düze inerek beyi sindirip korkutmuş. Tarlalarda ırgatlık yapan köylüler, Keloğlan'ın yanına gelerek, sen çok yaşa emi Keloğlan diye bağırmışlar. Kolcular, Keloğlan'ın etrafını sarınca araya girerek Keloğlan'ı dağa kaçırmışlar. Olanlardan haberdar olan o ülkenin padişahı tebdil kıyafet gelerek köylülerle konuşmuş, Keloğlan'la tanışmış. Onun iftiraya uğradığını anlamış. Sonradan kimliğini açıklamış ve Keloğlan'ı sarayına davet etmiş. Sarayda padişahın dünya güzeli kızını gören Keloğlan kıza aşık olmuş. Kız da ününü duyduğu Keloğlan'ı görür görmez sevmiş. Sonraki bir gün Keloğlan anasıyla gelerek padişahtan kızını istemiş. Padişah kızını Keloğlan'a vermiş. Düğün günü bey bir kenarda eğlenceleri izlerken, onun baskısından kurtulmuş olan köylüler oynamışlar, eğlenmişler. Yıllar sonra bile çocuklarına, torunlarına Keloğlan Dağlar Padişahı diyerek anılarını anlatmışlar. SON Serdar Yıldırım
keloğla masalları kısa özeti oku